Make your own free website on Tripod.com

Okçu Köyü

Gerçek Hikayeler

Okçu Köyü
Duyurular
Mesaj ve Duyurular-1
Mesaj ve duyurular -2
Resim yükleme
Özgür Kürsü
Okçu Köyü Nerede
Okçu Köyünde ALABALIK
Okçu Köyü festivalleri
Okçu Köyü Hane Listesi
Bizim sesimiz
OKÇU KÖYÜ DERNEGI
Okçu resimleri
Resimler
siz gönderin
Kuru Fasulye
Resimler
Resim galerisi
Okçu Göleti ve Sulamasi
videolar
Yeralti Zenginliklerimiz
Video-1
Dilimiz
Tarihimiz-Kökümüz
Okçu Sevgisi
Gerçek Hikayeler

p

Musa’nın Mehmet olayı

Yunan 10. Tümeni 21 Temmuz’da Eskişehir’i işgal etti. Hemen ertesinde de Yunan ileri kuvvetleri köyleri işgal etmeye başladılar.İşgalden Okçu Köyü’de nasibini aldı.

Düşman kuvvetleri Okçu’yu işgal için Kurban Bayramını  seçmişti. Halk bayram namazını kılmak için camiye toplanmıştı.O günlerde Okçu’da  Gavur İmam lakaplı  rum asıllı olduğu söylenen bir imam vardı .Ahmet çavuşun babası Musanın Mehmet askerden izinli gelmiş, üzerinde asker kıyafetiyle  namazdaydı.Birkaç düşman askeri camiye girerek namazı yarım bıraktırdı.Halkı caminin bir köşesine topladı ki.Asker kıyafetiyle Mehmet’i gördü.Hemen üzerine atılarak yakaladılar ve

-Sen  Mustafa Kemalin askerisin dediler.

   Herkes şaşırmış ne olacağını beklerken imam öne çıktı ve düşman askerlerine Rumca  onun asker olmadığını köy korucusu olduğunu anlattı.Düşman askeri ikna olunca Mehmet’i bıraktılar.

 

 

 

 

 

 

 

 

Hacı Paslı’nın Katledilişi

 

Eskişehir’in düşman tarafından işgal edilmesinden sonra Okçu’nun da gündemi artık düşman işgaliydi. Köy halkı hazırlıklara başlamış, herkes buğdaylarını çukurlara gömmüş,alabildikleri eşyalarını toparlayıp köyü terk etmeye hazırlanıyordu.Okçu’da imamlık yapan gavur imam lakaplı kişi köy halkına düşmana zarar verdirmeyeceğini söyleyerek köyü terk etmemeleri konusunda ikna etti. Yine de bazı kişiler Kuzalıç’a doğru kaçtılar

    Düşman askeri Okçu’ya girdiğinde  halk bayram namazındaydı.Bir kısım düşman askeri camiyi basmış ,bir kısmı da köyü kontrol altına almaya çalışıyordu.

    Emizade  dedenin ilk hanımı olan Fadime ebe  haşim Yücenin hanımı İmine ya hamileydi. Düşmanın geldiğini duyunca Sülu dedenin hanımı, Zehra ebe, ve birkaş kişiyle Kuzalıç’a doğru kaçmaya başladılar.Yanlarında Hc. Paslı’da vardı. Dardere’ye  geldiklerinde köyden dumanlar yükseliyordu.Düşman  evleri ateşe vermişti.Hc. Paslı

-Siz gidin ben ağıla bir bakayım onu da yakıyorlar mı

  diye geri döndüğünde birkaç düşman askerinin onlara doğru koştuğunu gördüler.  Fadime ebe

- Hc. Emmi geri dön

 Diye  bağırdı. Düşman askerleri bunu duyunca hemen Hc. Paslıyı yakalayarak

-        Sen  hacısın .Sende para var  dediler

Hc.Paslı olmadığını söylese de ikna edemedi.askerler Hc.Paslı’yı süngülediler

Hc. Paslı yere düştü. Bunu gören Fadime  ebe Hc. Emmi seni öldürecekler taş at dedi.

  Hc. Paslı yerden bir avuç kum alarak  

-        Allahüekber  dedi ve düşman askerinin yüzüne serpti  Sonra da düştü. Düşman askeri yaraların içine taş attı ve öylece bıraktı. Hc.Paslı uzun bir süre can çekişti

Fadime ebe ve yanındakiler kaçarak Ilıpınar’ın gözüne girdiler.

Hamile olarak üç gün suyun içinde kalan Fadime ebe doğumdan sonra felç oldu ve öldü.

 

  Bu olayı bize anlatarak geçmişimize ışık tutan Başa’nın Hüseyin’e saygılarımızla

 

 

 

   Gavur imam diye bilinen imam  Okçu’ya gelerek imamlık yapmış Müslüman bir insandı.Meryem adında bir kızı vardı ve Meryem’de Okçu halkıyla beraber işgalde Kuzalıç’a kaçmıştı.Daha sonraları düşman geri çekilirken imamın kızını da alarak köyden ayrıldığı söylenir.

DEĞİRMEN

Düşmanı Polatlı’da yenilgiye uğratan Salih Omurtak paşa komutasındaki   3.  Tümen  Karakaya yakınlarına yerleşti.Savaş henüz sona ermemiş askerin yiyecek durumu çok kötüydü.Askere sadece buğday veriliyordu.Askerse buğdayı gavurga yaparak  yiyebiliyordu. Ali Osman dede (emmizade)  Halep’te vurularak gazi olmuş,  uzun yıllar yatakta kalmış yeni yeni yürüyebiliyordu. Salih paşa Okçu’ya gelerek   o yıllarda 50 yaşlarında olan  emizade dedeyi bularak  Okçu da bol su olduğu için askeriye için bir değirmen yapmasını istedi.

   Yanına 50 kadar asker alan emizade hemen işe koyuldu.Okçu da ağaç yoktu .Düşman ateşe vermişti.Dumluca’dan kağnılarla ağaç getirdiler.Zey köyünden değirmenin taşlarını getirerek kısa sürede değirmeni tamamladılar.

    Salih Paşa köye gelerek değirmeni çalıştırdı. Böylece askerimiz un yaparak sıcak çorba içmek imkanı elde etti.Daha sonraları bu değirmen uzun yıllar Okçu Köyü ne hizmet verdi.

 

    Kısaca

 

 Birgün emizade değirmenden getirdiği unların bir kısmını babaları ölüp yetim kalan Yunus dede ve Abbas dedelerin analarına gönderdi. Undan bulamaç yapıp çocuklara yedirmeye çalışırken  Abbas dede tencereyi devirdi.Yiyecekleri olmayan ve zaten aç olan Abbas ve Yunus ağlamaya başladılar.sesleri duyan Emizade  eşini gönderdi.Fadime ebe gidip bakarak durumu gördü ve gelip anlattı.Emizade Kendisine pişirilen bulamaçı alarak  hemen çoçuklara götürdü ve onların doymasını sağladı.

 

  Bu hikayelerden öğrendiğimize göre Okçu İşgalde çok büyük acılar çekmiş ama birlik ve dayanışmayla zorlukların üstesinden gelebilmiştir.

 

Bu hikayelerin derlenmesinde yardımlarından dolayı Halilibrahim Çavuş’a Kamilin Hasan a, ve  Muhittin Arslanoğlu’na sonsuz teşekkürler.

Sizlerinde yayınlanmasını istediğiniz Okçu ile ilgili  hikayeler varsa lütfen okcukoyu@msn.com

adresine gönderiniz

Enter supporting content here